Ben Yandım, Siz Yanmayın

Merhaba arkadaşlar, bugün sizlerle yaklaşık bir yılıma mal olan ve benim için acı bir tecrübe olduğunu kabul ettiğim iş tecrübemden söz edeceğim. Umarım unuttuğum bir kısım olmaz ve detaylıca paylaşırım sizlerle. Bunu paylaşma amacım asla sitem değil, aksine belki bir kişinin  bile bilinçlenmesine vesile olurum amacım var.

İş tecrübem ve Hatalarım

Bundan bir sene önce iş aramaya başladım ve yenibiris.com da evime çok yakın bir mobilya mağazasında satış danışmanı aradıklarını gördüm ve gidip görüştüm. Görüşme sonunda bana yaklaşık iki üç hafta sonra haber vereceklerini söylediler. Alacağım maaş asgari ücretti ama primlerle beraber 1700 civarını bulacağı söylendi. Ben de cazip geldiği için kabul ettim. Aynı akşam amcamla konuşurken bu mobilya mağazasına başvurduğumu anlattım. Amcam da oranın sahibinin bir akrabasını tanıdığını söyledi. Meğer arkadaşı ile konuşmuş ve bir kaç gün sonra beni arayıp işe alındığımı söylediler. Aralık ayında burada çalışmaya başladım. İlk hafta sigorta işlemleri için benden gerekli belgeler istendi. Ben de sigortam yapılıyor diye düşündüm. Daha evvel iki ay gibi kısa bir süre çalışmıştım ama cidden sigorta ve diğer sosyal haklarım hakkında en ufak birşey bilmiyordum. İşyerime ve patronuma çok da güvenmiştim. Böyle böyle nisan ayına dek çalıstım ve bu zamana dek sigortam hep ödeniyor sandım.

İskur Tecrübem

Bir gün patron gelip bana dedi ki ‘ Seni İşkur’lu yapacağız. Her şey aynı devam edecek. Devlet bize destek veriyor. Altı ay boyunca sigortanı ve maaşını ben değil devlet ödeyecek.’ Diğer çalışan arkadaşı da bir günlük sigortadan düşürüp yeniden sigortasını başlatacağına dair birşey söyledi. Tam bilmediğim için bunu neden yaptığını da bilmiyorum. İşkur’a gittiğim zaman orada bana bazı kağıtlar uzattılar imzalamam için. Ben de okumak istedim. Orada görevli hanımefendi daha evvel okumadın mı diye sorunca şaşırdım. Çünkü o kağıtları ilk kez orada görmüştüm. İşverenin sana vermedi mi diye de ekledi yanlış hatırlamıyor isem. Ben de işverenime öyle güveniyorum ki onun adı geçince okumaya gerek yok diye düşündüm ve hemen imzaladım. Ardından görevli hanımefendi bana burada üç ay öncesine dek sigortalı olarak çalışmadın değil mi diye sordu. Bu soruyu duydum ama inanın tam olarak idrak da edemedim. Patronuma baktım. O da tamam tamam tarzı şeyler söyledi ve ben de evet dedim. Ne kadar safım.ki herşey bu kadar açıkken mevzuyu idrak edememişim. Defalarca bu diyalogu düşündüm ve her seferinde ‘Aptal olma kızım, patronun dünya iyisi birisi. Sen yanlış anlamışsındır. O adam senin hakkını yemez. ‘ dedim kendi kendime. Allah’ım hala neden bu kadar gözlerim körmüş anlamıyorum.
Günler böyle devam etti ve ben canla başla çalışmaha devam ettim. İşkur’da kursiyer olarak görünüyorsun ve belirli bir saatten fazla çalıştıramaz seni işveren. Saat 9-17:00 arası çalışmam gereken maksimum saatken ben saat 8:30-19:00 arası çalıştım. Bir kez olsun sitem etmek aklıma gelmedi. Bir gün işe yeni başlayan bir montaj elemanı ile konuşurken (işyerinde 9. ayımdı) ona normal olarak işe girdiğimi ama daha sonra patronun beni işkur’a aldığını söyledim. O da hadi ya keşke yapmasaydı falan deyince şaşırdım. Neden böyle söylediğini, İşkur’un kötü bir yanımı olduğunu sordum. Sigortalı sayılmadığımı, sigortalı olarak çalışmış gibi iş günümün artmadığını söyledi. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. E-devletten bakabileceğimi söyledi ve hemen açıp baktım. Dokuz aydır çalışıyordum ve bir gün bile sigortam yoktu. Neye uğradığımı şaşırdım. Orada çalışan herkesle aynı işi yapıyor, aynı saatte girip aynı saatte çıkıyordum ve hiç bir hakkım yoktu. Günlerce üzüntüden ağladım. Bu haksızlığı hazmedemiyordum ama saflığıma, cahilliğime daha çok kızıyordum. Hiç bir hak talep edemiyordum. Bir hafta üzüntüden işe gitmedim. (Zaten bayram dönemine denk geldiği için gitmediğim o günlerin parasını da yatırmadı İşkur. Normalde bayramda da çalışıyordum.Çalışmadığım günlerin parasını almadım yani.) O gelmediğim günlerde patronum sık sık aradı, işe dönmem için ikna etti. Bana haksızlık yapmak istemediğini, İşkur’un sigorta yapmadığını bilmediğini söyledi. Peki ‘Neden beni İşkur’dan önce sigortalı yapmadınız?’ diye sorunca da ‘Yapsam İşkur’dan yararlanamıyordum. Sigortasız olman lazımdı. Hem ne olacak sanki. Daha gençsin. Daha önünde yıllar var. Çalışırsın, günlerini doldurursun’ dedi. O bir haftada başka işler aradım. Ama her yer, baktığım her yer yine İşkur’dan eleman alıyordu. Başka yere yeniden İşkur’dan girsem herşeyi albaştan yapacaktım. Bi altı ay daha yeni yerde günlerim heba olacaktı. Onu da bırakın zaten İşkur programını yarıda bıraktığım için 1 sene boyunca bu programdan yararlanamıyordum. Mecbur işe geri döndüm ve bu programı bitirmeye karar verdim. Ama Allah biliyor bir türlü hazmedemedim. Günlerce ağladım. 31 Ekim tarihinde İşkur bitti benim için. Altı ay denmişti ama nedense yedi ay sürdü. Aralık ayında işyerinde bir yılım dolacak. Ben bu şartlarda girmemiştim ama ne tazminat hakkım varmış ne yıllık izin hakkım. Yıllık izin hakkımı da kullanır öyle çıkarım işten diyordum. Çünkü makine mühendisliği bölümüne yerleştim. Okulumu okurum diyordum. Bugün patrona sorduğumda yıllık izin hakkım bile olmadığını öğrendim. Ve sabahtan beri gözlerim davul oldu ağlamaktan. Kendime öyle kızıyorum ki. Bugün izin günümdü. Arayıp işten çıkmak için yapmam gereken bir prosedür var mı diye sordum? Yarın konuşuruz dedi patron ama yarın gitmeyi de düşünmüyorum. Artık gitmek, daha fazla acı çekmek istemiyorum. Uzun süredir takip eden herkes işimi nasıl da çok sevdiğimi biliyordu. Nasıl bu kadar güvendim. Nasıl böyle cahilce davranıp kendimi korumam. İçimi size döktüm. Ben yandım, siz yanmayın. Aranızda hele genç arkadaşlar varsa belki haklarını bilmezler. Lütfen ama lütfen iyice araştırıp okusunlar. İşyerinde herkes yıllık iznini de kullanıyor, tazminatını da alıyor ama ben… Hazmedemiyorum. Ve hakkımı asla helal etmiyorum.

12 Yorum yapılmış
  1. aa başına gelenlere çok üzüldüm ve bu konu çok önmeli bir konu ama çoğu kişi bilmiyordur. Ben ilk defa senden duydum.. Stajyer gibi gözüküyorsun bu durumda, aynı lisede yaptığımız çalışmaların sayılmaması gibi. Peki sağlık hakkından yararlanıyormuydun?
    Merak etme, kimsenin hakkı kimsede kalmaz, kendini çok üzme içini ferah tut cnm

  2. Ya nasıl insanlar var ya?! Şaşırmıyorum artık aslında; hak yemek, kul hakkına girmek, hırsızlık, vb o kadar kötü bir dönemdeyiz ki Allah yardımcımız olsun. Çok üzüldüm başına gelenlere; hukuki olarak hakkını aramalısın derim. Eş dost akraba önemli değil gözünün yaşına bakmam şahsen; önce insan, adam gibi adam olacak, sıfatlar önemsiz. Çok geçmiş olsun 🙁

  3. Evet malesef bende bunu bırkaç ay once bır arkadasımdan ogrenmiş ve cok şaşırmıştım, işkurun var boyle hıleleri, iş buluyor fakat en fazla o yerde 1 sene çalıştırıyor daha sonra hadi yallah diyebiliyor mesela.Buarada da sıgorta No ! sadece asgari duzeyde çalıştırıyor. Yanı hastanelerle,bazı devlet daırelerıyle bıle sekteter danışman adı altında bır dolu anlaşmalı yerleri var. Ha yararı ne oluyor sadece tecrübe oluyor okadar,birde parayı duzenlı yatırması gerekıyor tabıkı benım tanıdıklarımın maaslarında bır sıkıntı sorun yoktu. Güzel yazı olmuş cunku cogu ınsan bu durumu bılmıyoru ne yazık ki :/ Insallah yasamassın bırdaha böyle vıcdansızlıkları …

  4. Canım benim, bu haksızlığa hem çok kızdım hem üzüldüm,ben muhasebe kökenli biriyim bende çocuklardan dolayı iş hayatına geç atıldım.İşe başladığın gün siğortan başlamalı ki sosyal haklara sahip olabilesin,iş-kur'a gelince eleman yetiştiriyor ve bu sayede iş verenin yükünü maddi olarak azaltıyor ve iş verenler bunu bir çıkar ilişkisine dönüştürüp herkesin emeği ile oynuyorlar 6 aylık programı bitirenler işten çıkarılır veya iş veren normal şartlarını sunarak devam ettirir insiyatifine bağlı ama çoğu iş veren şunu yapıyor 6 ay iş başı programında çalıştırıp 6. ay sonunda yeni bir eleman talebinde bulunuyor iş kur'a bu zaman içinde de işveren işini görüp devletten aferin hediyesi olarak parasını yani teşvik alıyor.

  5. Ay okurken ben bile sinir oldum ya patronuna da içinden saydım vallaha hakkını helal etme tabi zaten helalde olmaz kula hakkı yemek ne demek ya Allah yarına bırakır yanına bırakmaz merak etme sen..

  6. bu projenin amacı iş bulamayan gençleri bir işyerinde işe yerleştirmek ve tecrübe edinmesini sağlamak.yeni mezun bir makine mühendisi tecrübem yok işe giremiyorum diyorsa bu tam ona göre bir proje hem maaş alacak hemde 6 ay kursiyerse 6 ayda firma çalıştırmış olacak ve böylece daha sonra gireceği iş yerine 1 yıl deneyimim var diyebilecek.buradaki Sorun senin işsiz değil çalışan biri olarak başvuru yapman.senin zaten işin varmış ve böyle bir projeye ihtiyacın yokmuş.suç ise senin değil işverenin.Sen bilmiyor olabilirsin ama işveren biliyor bu konuyu.

Yorum Yap

E-Posta Adresinizi Yazın

Dilerseniz HTML etiketleri: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> kullanabilirsiniz

Hürriyet Yazar Cafe
Bumerang - Yazarkafe
Bumerang
Bumerang - Yazarkafe